11 Nis 2012

Türkiye'nin ilk ciddi seri katili :ERDİ

Selam, ben Erdi, 26 yaşında Bilgisayar mühendisliği terk bir insanım. çocukluğumdan itibaren hep ümit vaat eden, ailemin göz bebeği biri oldum. ilkokul 4. sınıftan itibaren her yıl ücretsiz olarak dershanelere gittim. yaşadığım küçük ilde bulunan tüm dershaneler beni kapma telaşındaydı, bu uğurda aileme para, bana burs, komşu çocuklarına indirimler, erzak yardımı neler neler verilmedi ki. ama babam gururlu bir adamdı, tercihlerimizi bir kilo buğdaya, iki kuruş paraya göre yapacak insanlar değiliz deyip beni kendi seçtiği bir dershaneye yolladı.

neyse siktir edin şimdi dershaneyi falan, benim size anlatacaklarım bambaşka, aşağı yukarı hikayenin bundan sonrasını anlamışsınızdır. dershaneye gittim, deli gibi çalıştım, babamın gözü sürekli üzerimdeydi, onun istediği bilgisayar mühendisliğini yazdım, dereceyle sınavı kazandım, İstanbul'a geldim, ikinci yıl amı götü dağıttım. işte size anlatmak istediğim amı götü dağıttıktan sonra olduklarımla ilgili.

öğrenci işlerindeki kadın ilk yıl okula yazılırken babama "İstanbul büyükşehir, dikkat edin çocuğu yutmasın, başında olun mümkünse" demişti de babam, sanki ağzında piposu, başında silindir şapkasıyla konuşan bir sir (sör) edasıyla "benim oğlum kendini bilir siz merak etmeyin" diyerek göz ucuyla bana bakmıştı. kendimi bilemedim hiç amına kodumun İstanbul'unda. eğer İstanbul'a ilk geldiğimde "seni yeneceğim İstanbul" türü bir çıkış yapmış olsaydım, geldiğim şu nokta itibariyle İstanbul elime çok net vermişti.

ama bugün öç alma günü, İstanbul benden aldıklarının bedelini, her hafta içinden bir can vererek ödeyecek. evet yanlış duymadınız, her zeki ve ailesinden baskı görmüş normal insan gibi ben de seri katil olmaya karar verdim. İstanbul'dan, babamdan, okulumdan, beni hiç sevmeyen enformatik hocamdan intikamımı bu şekilde alacağım, her öldürdüğüm beden onlardan aldığım intikamın bir parçası olacak.

kafamda belli hedefler yok, ama kolaydan başlamak istiyorum. bu gece bir fahişe öldüreceğim. kopya cinayetler işlemek istiyorum. karındeşen jack gibi fahişeleri, ted bundy gibi genç kızları, çivici katil gibi yaşlıları, kolici katil gibi önüme çıkan ilk kişiyi, charles manson gibi ünlü birisini, richard ramirez gibi rastgele kişileri öldürmek istiyorum. tek ortak noktaları beni bugün bu hale getiren durumdan izler taşımaları olacak.

şimdi çıkıyorum, bu gece İstanbul bir orospunu kaybedeceksin....


- çok istiyorsun
- git elini sik o zaman
- lan doğru konuş, altı üstü bir am be!
- rıfkııı, sıkıntı var
- şişşşş tamam tamam, nerede yapıyoruz, bana gidelim mi?
- sana sokayım, benim otele gideceğiz
- bize gitsek
- lan at yarrağı kafası, hem üç kuruş para için pazarlık ediyorsun hem de eve götürmekten bahsediyorsun, akbille mi götüreceksin eve?
- taksi tutarım ayıp ediyorsun
- anlaştığımız fiyatın üç katını isterim
- hassiktir amına koyum
- parayı ver koyarsın kocacım

nasıl olsa öldüreceğim neyin pazarlığını yapıyorum iki saattir amına koyim?

- tamam lan
- para peşin ama
-....senin otel nerede, oraya gidelim o zaman
- amcık! çık lan parayı peşin, otel parası da senden
- o kaç para?
- 100 kaat da onun için alırım
- ebesinin nikahı? Hilton'a mı gidiyoruz
- lan siktir git iki saattir tezgahın önünü kapadın
- tamam be tamam, yürü

yolda planımı gözden geçirirken fark ettim ki aslında hiçbir planım yoktu, tek planım bu gece bir orospuyu öldürmekti ama nerede, nasıl, neyle öldüreceğimi hiç düşünmemiştim. işin garibi, her cinayetim benden bir iz taşıyacaktı ama izlerin ne olacağını bile bilmiyordum. bir an aklıma gittiğin dershanenin resimsiz kimliği geldi, ama üstünde ismim vardı. babamın vesikalığı diye düşündüm, aklımdan şüphe ettim.

izi siktir et şimdilik, cinayeti neyle işleyecektim. o sırada marketin önünden geçtiğimizi fark ettim, "burada dur, dur burada" diye bağırdım taksiciye. ne oldu abi der gibi baktı, adının okşan (!) olduğunu öğrendiğim fahişe de bakınca, bir şey almam gerekli diye araçtan fırlayıp markete girdim. bıçakların olduğu reyona doğru seğirtirken, bu gece buradan alacağım şanslı bıçak bir fahişenin iç organlarını görecek, onun kanıyla beslenecek gibi hiç de ağzıma yakışmayan düşünceler içinde sayıklıyordum.

reyona geldim, yuh amına koyim en ucuz bıçak 80 lira! ortacıya seslendim, "birader bunların daha uygunu yok mu?" derken aklıma marketlerin kamera sistemi ile korundukları fikri geldi. neyse boş ver deyip, 20 liraya beşli meyve bıçağı seti alıp çıktım. kasanın üstündeki kameraya yüzümü göstermemek için çok uğraştım. ama aklıma otel buraya yakın mı acaba düşüncesi geldi, eğer yakında cinayetin ardından dedektifler, otelin etrafını 2 km çapında tarayacaklardı, bütün mobese kameralarına bakacak, otele fahişe ile birinin girdiğini, ama aynı kişinin tek çıktığını görecekler, kıyafetinden mobese kameralarından nerelere gittiğini bulacaklar, ardından markete ulaşıp, kamera görüntülerini inceleyecekler, ve orada ortacıya malak gibi "birader bunların daha uygunu yok mu?" diye bağıran beni görecekler, aldığım bıçak seti ile kadının vücudundaki "1" bıçak yarasını (okulun birinci yılında atıldığım için bir kere bıçaklayacağım, 2. yıl atılsaydım iki olacaktı, 3 olsa 3 ve öyle devam edecekti) eşleştirecekler, sonunda taa kadınla muhabbet ettiğim yere kadar ulaşıp fotoğrafımı bastıracaklar ve ertesi gün armut toplar gibi alacaklardı beni içeriye. tek cinayette kalmış seri katil olmayı hiç istemiyordum.

bu düşüncelerle marketin dışına çıktım, bir sigara yaktım, karıyı otele götürüp sikeyim, bugün etüd çalışması yapmış olayım cinayeti yarın öbür gün işlerim nasıl olsa acelesi yok dedim kendi kendime. sigarayı yere atarken, izmaritten dna'mın fışkırdığından haberdardım, zekam beni bile ürkütmeye başlamıştı. ben bu seri katillik işini kıvıracaktım, bunu o an anladım.

- abi görmedin mi ya tam burada indim taksiden? bekliyordu beni burada.
- hemşerim sen inince bastı gitti adam, ne bileyim
- ya insan bi plakasını falan alır be abi ya
- durduk yere taksinin plakasını niye alayım, mal mısın nesin?
- para verdim ben ya o kadar?
- inmeyeceğin taksinin parasını niye veriyorsun ki, gerizekalı mısın sen?
- ya karı vardı içinde, ona verdim
- ....karı derken?
- ya yok bi şey tamam, hadi eyvallah.
- burada öyle işler olmaz, bi daha buralara gelme talukatını sikerim senin, götveren puşt.

dönüp meyve bıçaklarından birini bu esnaf bozuntusunun kalbine saplama isteğim o kadar yüksekti ki kendimden korktum bir an. sakin ol Erdi dedim, sen seri katilsin, böyle basit işlerle bu enerjini, iştiyakını köreltme. arkama bile dönmeden orta parmağımı havaya kaldırarak olabildiğince karizmatik şekilde, sessizce fuck you dediğimi anımsıyorum en son. lan sen kime hareket çekiyon, amına koydumun gavadı seni lafıyla birlikte kendimden geçmişim....


bekle istanbul, iki güne çıkıyorum bu kokuşmuş hastanenden. işte o zaman kork benden, ted bundy'in, richard ramirez'in, charles manson'un olacağım senin... karnını deşeceğim.

2 yorum:

  1. Gazan mübarek olsun biradir. Keyifle okudum :)

    YanıtlaSil
  2. Diazepam Tablets .Com, A Diazepam UK online trusted and reliable supplier with next day delivery. Offering quality with the lowest pricing online in the uk.
    Diazepam | Buy Diazepam | Diazepam UK Supplier

    YanıtlaSil