12 Oca 2012

evlendikten sonra içindeki anneyi kusan kadın


flört ederken romantizmin doruklarına çıktığın, öptüğün, sevdiğin, ateşli sevişmelerle günlerini geçirdiğin, her hafta iki kere sinemaya gittiğin, istanbul’da görülmedik yer bırakmadığın, şehrin sokaklarında kaybolduğun kadın; o gözleri gülen, o elleri sıcacık, o teni yumuşacık kadın, nasıl oluyor da evlendikten takriben 1 ay sonra “ay sinemaya verecek paramız mı var”, “aman kim gidecek şimdi oraya”, “ne demeye dışarıda yiyecekmişiz, ben sana şimdi ellerimle güzel yemekler hazırlarım”, “çamaşırları atayım da bakarız, sevişiriz belki”, vs. diyen bir kadına dönüşüyor anlamak mümkün değil.

kadınlar içindeki anneyi kusmak için evlenmeyi bekliyorlar sanki. sen ateşli bir kadınla evleniyorsun, eve gidip duvağı kaldırınca altında anaç bir kadın fışkırıyor. kinder sürpriz yumurta gibi arkadaş. bir de derler ki erkek evlenince değişir, hayır, erkek değişmez, kadına ayak uyduramadığı için değişik görünür sadece.

bakın kadınlar, anaçsanız anaçsınızdır, bunu gizlemeye gerek yok. evlenmeden önce adriana lima, evlendikten sonra meryl streep olmanın alemi yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder