12 Ağu 2011

boşalma beraber gelelim denilen erkeğin gözyaşları


erkeğin içine akıttığı gözyaşlarıdır. sevişirken erkeği strese sokmayacaksın, çok fazla müdahale etmeyeceksin, dur, bekle, yavaş, şimdi, hızlı, daha hızlı gibisinden telkinlerde çok bulunmayacaksın. adam zaten sevişerek beyin enerjisinin %90’ını kullanıyor, bir de sen sürekli ona yönergeler verirsen devrelerini yakarsın.

eğer sevişme ile ilgili taleplerin varsa, bunu sevişmenin öncesinde konuşacaksın. sevişme başladıktan sonra yapacağın her müdahale sana erken boşalma olarak geri dönecektir. aslında bir genelleme yapmak da yanlış sanırsam, kendimden hareketle çıktığım bu yolda yanılmışlıklarım çoktur. ama kadının erkeğe “kendini tut beraber gelelim” demesini çok da gerçekçi bulmuyorum. en nihayetinde tuttuğumuz çiş değil ki, prostatı kasıp yolunu keselim. orgazm eğrisi bizde bir plato oluşturmuyor; yükseliyor, zirve yapıyor iniyor. sen dağın zirvesine gelmişken bana dur diyorsun da nasıl durayım onu biliyor musun?

kaç zamandır acıklı şeyler düşünerek durayım diyorum bu sefer de bakmışın penis yok ortada? acıklı şeylere o bile dayanamamış. demem o ki “kendini tut, beraber gelelim” lafını duyan erkek bekleyecekse de tutamaz kendisini salıverir. hem kaldı ki, söylemene ne gerek var? ben bilmiyor muyum seni beklemeyi? gıcığına mı senden önce geliyorum? kim istemez beraber gelmeyi, ama olmayınca olmuyor işte bazen (sık sık) (hep).

bizi strese sokmayın, bekle diye diye ortamı germeyin, bekleyecek durumumuz olsa siz demeden de bekleriz ama yola çıkmış kervan nasıl keseceksin önünü? bunu bilin, yatakta papaz olmayalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder