7 Şub 2011

Bak Hıncal...


bak hıncal, sana iki çift lafım var. koskoca, yaşını başını almış adamsın. paran var, pulun var, gazetede yarım sayfa köşen var, ertekin’in, haşmet’in var, her şeyin var. onlarca kişi çalışıyor gazetende, sekreterlerin, hizmetçilerin var. yakışır mı sana ölmüş birinin ardından konuşmak, ahlak bekçiliği yapmak, utanmadan imalarda bulunup merhumenin eşini, çocuğunu olayın içine katıp duyguları sömürmeye çalışmak, doğru bildiğimi söylerim ayağına terbiyesizlik yapmak, bu yaşında elalemin sikiyle, taşağıyla uğraşmak? yakışır mı bu dünyadan göçmüş gencecik bir insanı, arkasında kalan annesini, eşini, 18 aylık sabisini üzmek, yaralamak, acıtmak? ama nasıl yakışmaz, sen değil misin en yakın arkadaşı sezen’e bile acımayan, bir damlacık saaddeti çok gören, üzen, zalimlik eden. anlamıyor musun hıncal, gencecik bir insan öyle ya da böyle ölmüş, göçüp gitmiş daha ne terbiyesizlik yapıyorsun. ama ben boşuna konuşuyorum. sevgiyi, saygıyı, vefayı, merhameti tanımayan adama bunları anlatmaya çalışıyorum. hıh. sen büyük gazeteci, gurme, eleştirmen, köşe yazarı, feylesof, maç yorumcusu, sinemacı, trafik müfettişi, şehir planlamacısı hıncal bey. sen mi büyüksün? hayır ben büyüğüm, biz büyüğüz, defne büyük, ilker büyük. sen bizim yanımızda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. gözümüzde pul kadar bile değerin yok. ama şunu iyi bil, ne defne’ye, ne ilker’e, ne de can’a hiçbir şey yapamayacaksın. yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin, ezemeyeceksin. çünkü bu insanlar birbirine parayla pulla değil, gönül bağıyla bağlı. bir anlık hatalar, ayrılıklar, aldatmalar kimin hayatında yok ki, sen hiç mi hata yapmadın? hiç mi keşkelerin yok, o insanlar birbirini seviyor, senin anlayamayacağın bir bağla seviyor anne evladını, koca karısını. onlar bir aile, aileydi. bunu kirletmeye, lekelemeye senin gücün yeter mi sanıyorsun? dokunma artık defne’ye, dokunma ilker’e, dokunma can’a, eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, diaze, yaşına başına bakmam hiç düşünmeden ağız dolusu söverim sana. anlıyor musun, söverim ve dönüp arkama bakmam bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder