26 Eyl 2010

Yuva kamerasından çocuğunu izleyen ebeveyn


sinir hastası olma yolunda ilerleyen ebeveyndir, en azından ben o yolda yürüyorum. çocuğu yuvaya vereli 1 ay olmadı ama ben 10 yıllık sinir biriktirdim bünyede, lanet olsun bana kamera şifrelerini verdikleri güne. aslında dedim, yapmayın dedim, ben pimpirikli adamım dayanamam dedim ama güzide eşim “aa saçmalama gün boyu bilgisayar başındasın bakarsın arada” diye beni gayya kuyularının dibine gönderdi.

1. gün: (iç ses) lan bu çocuk beni öldürecek, olm sen de katılsana oyunlara…bak kızın elini tutuyor mu? öğretmen bir şey mi dedi bizimkine? ağlıyor mu lan yoksa?... yok gülüyor…yok kaçıyor…napıyor lan bu?

7. gün: (iç ses) mal bu vallahi mal, anasına çekmiş sıpa. boyamaya bak, karalıyor resmen. yanındaki çocuk da pek bi sinsi…vuracak sanki bizimkine, vurmasa bari vurursa ağlar bu. aha vurdu, öğretmen uyuma be uyumaa!

12. gün: (iç ses) açmayacağım bugün….açmayacağım…açmayacağım…açmasam iyiydi bak yine ağlıyor hayvan herif…yok bu başka sınıfmış, bizimki nerede? kesin ağlıyordur bir köşede… izin alıp gitsem mi? yok aha geldi…ağlamış mı?

17. gün: (iç ses) öğretmeni beceriksiz bunun, yoksa bizimki akıllı bence…burnuna bir şey sokuyor galiba, pastel boya! vallaha burnuna sokacak lan bayan öğretmen, lan seda hanım baksana. öğretmen de salak bizimki de salak ne yapacaz bakalım.

böyle böyle deliriyor insan. aha şunu yaptı, aha vurdu, aha düştü, aha düşecek derken sinirler gerildikçe geriliyor. hele işteyseniz iş yapamaz hale geliyorsunuz. aklı başında olan bir ebeveyn izlemez yuva kamerasını. çocuğun bu kadar özeline girmeye gerek yok diye avutun kendinizi. merak etmeyin el kadar sabiyi kimsenin dövdüğü yok, itişme kakışma olacak, ağlayacak, kızacak bunu sizin görmenize gerek yok, bu kadar kontrol delisi olmayın, kendinize de yazık etmeyin.

23. gün: (iç ses) lan sedaaa baksana çocuklara…aaa bizimki vuruyor, babasının oğlu….ağlıyor mu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder