27 Ağu 2010

Yalnızlık

kapım her çalındığında
biliyorum ki
bir yenisi gelip
"azıcık dışarı çık" diyecek
"bak hava ne güzel" diye ekleyecek.
kimisi kolumdan tutup zorla sürükleyecek beni.
kimisi "bir daha gelirsen ne olayım" deyip
bir hışımla çıkıp gidecek.
sonra kapı bir daha çalacak
sonra bir daha
bir daha...
ben açmayana kadar çalacak
sonra anahtarı olan biri gelecek
kapıyı açıp, günlerdir otuduğum odaya girecek
şaşkınlığını gizleyemeyerek.
"aa sana hiç yakışıyor mu" diyecek.
bulaşıklarımı yıkayacak
koltuk örtülerimi düzeltecek
aylardır su yüzü görmemiş
nevresimimi yıkayıp kurutacak
iki üç kap yemek yapıp gidecek
giderken
bir daha geleceğini söyleyecek.
yalnız bırakmayacaklar beni,
hep yanımda olacaklar,
destek olacaklar,
beni hayata döndürecekler.

dönmeyeceğim.
bu yaşadığım her neyse
neyse bu karanlık,
bu girdap,
bu zulüm,
bu ızdırap,
yaşayacağım ben bunu.

sen gitmesen de ben böyle olurdum
demek yalan olur.
sen gidince böyle oldum ben.

birazdan kapı çalacak
ve gelen sen olmayacaksın
üzerinde hiç uyumadığım nevresimim
bilmem kaçıncı kez yıkanacak
yalnız bırakmayacaklar beni.

ama benim için yalnızlık
senin olmayışın
kime anlatacaksın ki?

tertemiz odalarda
mis gibi kokan çarşaflarda
karnım tok yatıyorum.
sorsan yalnız da değilim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder