27 Ağu 2010

Özlemek

bugün ilk defa evden çıktım. kaldırımlar yenilemiş, yeni sokak lambaları koymuşlar, asfalt bile dökmüşler sanırım tam emin olamadım. gerçi sokak lambalarının değiştirildiğini anlamıştım, daha çok ışık geliyordu gözüme uykusuz gecelerimin her birinde. esnaf bildiğin gibi hepsi yerli yerinde. beni görünce sanki daha dün görmüş gibi davranma nezaketini göstermeleri şaşırttı beni doğrusu. yeri gelince içinde annelerin, ebelerin uçuştuğu birçok muhabbete imza atan güzide esnafımızın böylesine bir duyarlılığı sergilemiş olması takdire şayandı.

uğramadım hiçbirine kafamı eğerek selam verdim geçtim gittim, deniz kokusu düşmüştü bir kere aklıma. sahile inmek zor değil bilirsin benim evden, hatta balkona çıksan bile hatırı sayılır bir miktar deniz havasını içine çekmen mümkün. ama bu defa öyle olsun istemedim. denizin sesini de duyayım, sahilde koşanları da izleyeyim istedim. bir banka oturup, sol yanımı boş bırakarak elim bankın arkasına doğru uzanmış halde denizin maviliğine dalayım istedim.

olmadı... istediğim gibi olmadı. denizin kokusu, koşan insanlar, mavilik, boş bank hepsi istediğim gibiydi de, olmadı. sanırım kafamda kurduklarımla içimde soldurduklarım bir süre daha birbiriyle barışmayacak. ben aklım ile kalbim arasında bir süre daha harcanmaya devam edeceğim. ne yediğim simit, eski simit olacak ne içtiğim çay eski çay.

aslında olayları abartarak anlattığımı düşünmeni istemem. çocuk gibi mızmızlanacak da değilim, ama böyle oluyor insan işte. ne kadar yaşarsan yaşa, ne kadar biriktirirsen biriktir, ne kadar terk edilirsen edil yine böyle oluyor insan. nasıl ki aşk hep aynıysa özlemek de hep aynı kalıyor. hep aynı şiddette özlüyor insan, hep aynı gözyaşlarıyla ağlıyor. tek başına geçirdiği her gece aynı acıları ekiyor göğüs kafesine. giden ha bu olmuş ha şu fark etmiyor gidenin arkasından ağlayan gönül hep aynı ağlıyor.

ağlamıyorum artık merak etme. ben senin yasını tuttum, seni uğurladım. belki umurunda değildir ama sana ait parçalarla barıştım, yüzleştim. şimdi sen hayatıma girmeden önceki ben ile sen gittikten sonraki benin sağlamasını yapıyorum. eksikleri bulup düzeltmeye çalışıyorum. henüz kaydadeğer bir başarım yok. hala çok eksiğim ama tamamlanacağım. filiz vermeye başladım diyorum kendi kendime, duygularım yeniden sürgün veriyor.

çiçek açarım sanırım yakında...ama aklıma bir sen geliyorsun, bir özlem oturuyor ciğerime....

seni özlemek en zoruymuş özlemelerin. kırılıyorum bir bir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder