27 Ağu 2010

Evrim Merkezi

yazılı herhangi bir kaynak bulunmamasına rağmen geçmişinin kayıp kıta atlantis'e kadar dayandığı tahmin edilen ve kimin kurduğu konusunda yeterli verinin bulunmadığı günümüzde kalıtılarının galapagos adasının yakınlarında olduğu düşünülen merkezdir. bilinenin aksine evrim fikri darwin ile birlikte 1830 yıllarda değil bundan yüzyıllarca evvel geliştiği ve çeşitli dönemlerde büyük bir gizlilik içerisinde nesilden nesile aktarıldığı düşünülmektedir. ulaşılabilen en eski kaynaklar aslında evrim fikrini ilk ortaya atanların m.ö 9000'li yıllarda atlantis bilim insanları olduğunu ortaya koymaktadır ve evrim merkezinin kalıntılarının denizin dibinde olması akla ilk olarak bu merkezi atlantislilerin kurduğ fikrini getirmektedir.

atlantis'in yok olmasının ardından evrim merkezinin 1300'lü yılların başına kadar bir sır olarak kaldığı ve bu tarihte henüz sebebi bilinmeyen bir çaba sonucu gün yüzüne çıkarıldığı düşünülmektedir. 1400'lü yılların başındaki rönesans atılımının temel sebebinin bu merkezin etkin şekilde kullanılmasının bir sonucu olduğu düşünülmektedir.

esas olarak bu merkez evrimini tamamalmak üzere olan canlıları hızlandırılmış bir evrim döngüsüne sokuyor ve yüzyıllar alacak işlemleri günler içierisinde gerçekleştirebiliyordu. olayın bir makine mi yoksa bir sistem tarafından mı gerçekleştirildiği bugün hala gizemini korumaktadır, ancak çok çok kısa bir süre içerisinde üstün bir insanın oluşturulması mümkündü. riskleri ve hata yapma olasılığı çok yüksek bir merkezdi, her 1000 evrim hızlandırmasından sadece biri istenen sonucu veriyor diğerleri normal kabul edilebilecek insan oluyordu. bu merkezin kontrolünün avrupalıların elinde olmasından dolayı büyük dahilerin bir çoğu avrupaya alınıyor ancak dünyanın dengesinin etkilenmemesi için belli bir miktarı da diğer kıtalar arasında paylaştırılıyordu. buradan çıkan insanlara belli bir süre dünya eğitimi verildikten sonra gerçek dünyaya gönderiliyorlardı.

dr. monroe'nin adası filmi bu merkezin varlığına ufak bir dokundurma yapan filmlerden biridir, yine king-kong filmi de bu merkezin bulunduğu adayı tasvir etmeye çalışmış ancak çok yüzeysel kalmıştır. buranın kontrolünü elinde tutan bilim insanları dünyanın gidişatına yön vermeyi de ihmal etmemişlerdir. tamamen iyi niyetli olan yaklaşımları bazı dünyasal faktörler sebebiyle kesintiye de uğramıştır. rönesans gibi, fransız devrimi gibi bir takım olumlu işlere ön ayak olsalar da hitler gibi, mussolini gibi bir takım defolu üretimleri de olmuştur. tarih boyunca tarihe yön vermiş birçok kişinin yolunun evrim merkezinden geçtiği düşünülmekte ancak herhangi bir kanıta ulaşmak mümkün olmadığı için bu konu dillendirilmemektedir.

lost dizisi ise tamamen bu merkezin yer aldığı adayı anlatmaktadır. adadaki garip olayların altında evrim merkezinin işleyişi yatmaktadır. belli bir süre dahilinde girilmesi gereken 4,8,15,16,23,42 sayı dizisinin bitme noktasına gelmiş evrim döngüsünü tamamlamak için olduğu aşikardır. bu sayıların girilmemesi döngüyü kıracak ve evrim süreci hatalı üretime aralıksız devam ederek dünya nüfusunu altından kalkılamaz hale getirecektir. adada kutup ayısı gibi orda olmaması gereken canlıların bulunmasının sebebi budur, her tür canlı evrime tabii tutulmaktadır. adada bulunan ne idüğü belirsin makine, dizi senaristlerinin evrim merkezinin bir makine ile işlediği fikrini benimsediklerini ortaya koymaktadır. "the others" diye adlandırılan kişiler ise kesinlikle evrimini tamamlamış kişilerdir. bunlar içerisinden daha ham olanları diğerlerinin bu gerçeği öğrenmesini engellemek için görevlendirilmişlerdir. lost dizisi evrim merkezine bir saygı duruşu niteliğindedir.

merkezin bugün hala işler olup olmadığı kesinlikle bilinmemektedir fakat bermuda şeytan üçgeni olarak anılan bölgenin bununla ilintisi olabileceği düşünülmektedir. aynı şekilde amerika'daki 51. bölge de evrim merkezi olabileceği düşünülen bir bölgedir. yaradılışçıların kesinlikle karşı çıktığı bu evrim merkezi fikri birçok bilim adamı tarafından dikkatle incelenmekte, kesin kanıtlar olmasa bile eldeki verilerden yola çıkılarak bunun olabileceği kanısına ulaşılmaktadır.

amerika'nın saddam gibi, esad gibi ortadoğu liderlerini bu merkezden geçirdiği ve kendi çıkarları için kullandığı ancak iran'da bunu başaramadığı konuşulmaktadır. ahmedinejad'ın da bu konuyu bildiği ve nükleer enerji tesislerinde aslında buna karşı tedbirler aradığı düşünülmektedir. amerika'nın esas tepkisi nükleer silaha değil, evrim merkezini tehdit edici nükleer unsurlaradır.

evrim merkezi tamamen farazi söylemler üzerine kurulu bir yapıdır ama bakan gözlerin görebileceği kadar açık delilleri de yok değildir. bugün hala sırrı çözülememiş olan birçok gerçeğin arkasında evrim merkezinden çıkmış olan üstün insan ırkının parmağı vardır. piramitleri uzaylılar mı yaptı? sanmıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder