4 Eyl 2009

ADNAN ZİYAGİL IŞIĞINDA AŞK-I MEMNU'NUN YENİ SEZONU


“…Ben de izlerim o zaman”

Evet, Adnan’ın sözü bu. Dün geceki sevişmenin yükünü omuzlarından atamamış olan eşi (!) Bihter’in “aa sen giyinmişsin bile” sözü üzerine “seni de giydiririm” diyen Adnan, eşi hanımefendiden “gerek yok ben şimdi hazırlanırım” cevabını alınca bu sözü sarf ediyor.

“ben de izlerim o zaman”

Başka ne yapıyorsun ki sen Adnan? Etrafında olup bitenleri izleyip mal mal gülmenin bir adım ötesine geçebildin mi? Bakın dikkat ediyor musunuz Bihter ile Behlül arasında bir şeyler döndüğünü hizmetçi Filiz bile kendi aklının döndüğünce anladı. Dizide Bihter & Behlül ile ilişkisi olan hemen hemen herkes aralarında bir şey olduğunu seziyor ama onların en yakınında olan, birinin eşi, birinin amcası malımsıl Adnan hiçbir şeyin farkında olmadığı gibi en ufak bir şüpheye dahi kapılmıyor. Sabah kalkmışsın, giyinmiş, süslenmişsin, pırıl pırılsın. Sana göre dün gece çok iyi geçmiş, eğlenmiş iki kadeh içkini içmişsin, uykunu almışsın, rahatsın. Ama o da ne? Yeni uyanan eşine bir bakıyorsun ki suratında şeytanlar s.kişiyor! Gözleri küçülmüş, benzi solmuş, yorgun, bitkin, usanmış, tedirgin, sürekli eliyle, g.tüyle oynuyor. Be adam, be insan evladı insan neyin var diye sormaz mı? Ne oldu bir derdin mi var demez mi? Haa günahını almayalım diyor “annenle bir sorun mu var “ diyor ama bunu annesini ağlarken gördüğü için soruyor yoksa karısının y.rrağa benzemesinden dolayı değil.

Şaşırıyorum, eşini bu kadar sevdiğini söyleyen bir insan ondaki bu anlık değişiklikleri nasıl oluyor da anlamıyor. Bakın şimdi size Adnan mallığından bir örnek vereyim, biraz öngörü olacak ama olsun. Yeni sezonun ilk bölümünde Bihter “bugün Peyker’e gideceğim sözleşmiştik” dedi ve kendini Behlül’ün kollarına attı. Teknede al takke ver külah işi bitirirlerken Adnan da matmazel’in evinde kitap diziyordu. Neyse bizimki Bihter’e ulaşamayınca, Peyker’i aradı, haliyle Peyker’in haberi yoktu ama iyi kıvırdı; “Nihat benden habersiz program yapmış mecburen ayrıldık o alışverişe gitmiştir” dedi. Akıllıca, bizimki de inanmış göründü, rahatladı mal. Şimdi gelelim esas noktaya bu durumda siz olsaydınız ne yapardınız? Ben benimkini söyleyeyim.

Adnan (ben) – aşkım ne yaptın bugün, Peyker’le iyi vakit geçirdiniz mi?

Bihter bu soruya büyük ihtimal “evet çok güzel bir gündü konuştuk falan” diye cevap verecektir. İşte ondan sonra sorguya geçebilirsiniz, çünkü yalanını yakaladınız!

Peki, Adnan ne yapacak? Bakın şöyle göstereyim;

Adnan (mal olan) – aşkım ne yaptın bugün? Ben seni aradım ama telefonun kapalıydı sonra peyker’i aradım işinin çıktığını söyledi ayrılmak zorunda kalmışsınız, sen alışverişe gitmişsin, doğru mu?

Yemin ediyorum adam mallığın sınırlarını tayin ediyor. Zerre akıl yürütme, plan yapma yok. Dümdüz kalas gibi bir insan, iddia ediyorum Adnan’ın yerine taş koysan çatlayarak bir şeyler döndüğünü ifade ederdi ama bu adamda yok. Eline bir koz geçirmişsin kullansana, oradan zorlasana, açık kovalasana. Karın hortlak s.kmiş gibi ortalarda dolanıyor nedir derdin desene?

Bu arada dizide gördüğümüz hiyerarşi gerçek hayata da yansımış sanırım. Evin sahipleri deli gibi bronzlaşmışken, hizmetliler de ben hiç bronzluk göremedim. Dizide hizmetliyi oynuyorlar diye adamlara asgari ücret mi veriyorlar nedir? Bir de Nihat’ın sesi g.tüm gibi olmuş aynen. Madem Nihat’ı başından beri seslendiren adamla anlaşamadın, bir benzerini bul değil mi? O ne biçim ses allasen?

“…bak bak bak Süleyman efendi kedilere takmış ehikoehikoehiko…Süleyman Efendi kedilere karşı ahohoaohaohohaohoao”

Artık nasıl eğlendiyse mal kendinden başka gülen yok. Gülüyorlar ama Adnan’ın mallığına ve için için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder